özgürlügün son noktası Standart gençlik
 
PortalliAnasayfaGaleriTakvimSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kavak yellerinden alıntı sözler....

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
_KoLeRa_
Korgeneral
Korgeneral
avatar

Mesaj Sayısı : 790
Yaş : 26
Nerden : SaTıLıK KaLPLeR ŞeHRiNDeN
tecrübe :
50 / 10050 / 100

Reputation : 0
Puan : 0
Kayıt tarihi : 13/11/07

Tecrübe puanı
Tecrübe puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Kavak yellerinden alıntı sözler....   C.tesi 08 Ara. 2007, 21:43

Badem Ağacı"
Hanginiz küçükken düşüp bi yerini acıtmadı ki?
Ve hanginizin acısı biri öpünce hemencecik geçmedi ki?
Deniz’de Aslı’yı bir badem ağacının altında öpmüştü…
Düşünce kanayan yarası çabucak iyileşsin diye…
Ama bütün bunlar küçükken idi…
Onlar şimdi büyüdüler…
Ve artık bir öpücük bir yarayı kapatmaya yetmezken
Yerine daha da büyük yaralar açabiliyor…


1 Yanlış 3 Doğru"
Bilirsiniz büyükler her şeyi çok bilirler…
Bize de hep 3 yanlış 1 doğruyu götürür dediler…
Hatta 4 yanlışın 1 doğruyu götürdüğünü bile söylediler…
Zamanla yanlışlar çoğaldı, ama doğrular hep bir taneydiler…
Büyüdükçe anlıyor insan, büyükler çok fazla şey bilmiyor…
Bir yanlış yaparsan bazen, tüm doğruları götürüyor…


Kızkaçıran"
Gazozuna oynadığımız top,
Meyvesine tırmandığımız dut…
Ve kaç kez oyuna dalmıştık,
Acıktığımızı unutup…
En ateşli maceramızdı
Fitili tutuşmuş bi kız kaçıran…
Ve ne çok şarkı bilirdik
Bilmediğimiz tek şeydi yalan…


"Hipotenüs"
Yaş 17 olduğunda ÖSS denen şey hayatımızın bir parçası haline gelir…
Sorular, sorular ve sorularla…
Oysa bir yandan hayat alabildiğine devam etmektedir…
Sorunlar, sorunlar ve sorunlarla…
Bir de bakarsınız sorular ve sorunlar içinde hapsolmuşsunuz
Hangisi doğru, hangisi yanlış derken,
Kendi içinizde kaybolmuşsunuz


Problem1:
Efe küçüktür Gönülden… Gönül denktir Metin’e…
Ve Gönül A şehrinden B şehrine gitmeye kararlıysa iyiden iyiye
Metin ise yavaş yavaş daha çok yakınlaşıyorsa Gönül’e
Efe ancak ve ancak çıldıracaktır yine…


Problem 2:
Bir dik üçgende Aslı a kenarı olsun, Mine ise b…
İki dik kenar, iki dik kafalı kız…
Gidiyorlar burunlarının dikine…
Deniz’se iki dik kenarın arasında
Üstelik Aslı yanında değil, artık karşısında…
Offf…
Sorular sorun olmuştur artık,
Sorunlarsa soru…
Ve Deniz gibi hipotenüs olursunuz bir gün
Belki de budur en zoru…


"Altıncı His"
Bir fısıltı var içimde
Sen de duyuyor musun?
Sanki benden seni; kıskanmamı istiyor…
Tanıyor muyum o sesi,
Yoksa o ses ben miyim?
Hiç yabancı değildim oysa bana
Sen de hiç bu kadar olmadın
Ne çoksun şimdi içimde
Aşk mı bu, pişmanlık mı?
Kaybediş mi, öfke mi ne?
Bir sıkıntı var içimde
Sen de görüyor musun?
Sanki benden seni; yine geri istiyor…


“Olmasa Mektubun…”
İki mektup
İki başkaldırış
Biri aşka, biri hayata
Ve iki ayrı mektup
İki ayrı yüreğe düşen
İki ayrı kor aynı zamanda
Oysa bir zamanlar
Masallar anlatırdık birbirimize
Ve kor yerine
Üç yeşil elma düşerdi gökten üzerimize
Biri ona, biri bana diğeri de tüm sevdiklerimize
Çocuk olmak paylaşmaktı
Çocukluk böylesine güzeldi işte


Kürkçü dükkanı
Anladım
Yok
Çok döndüm
Çok dolaştım
Yok
En güzeli senin gözlerin
Gözlerin çocukluğumuz kadar sıcak
Ve gözlerin kalan ömrümüz kadar derin
Dönenlere küsme sakın
Sen dünyaya küsebilir misin?
Bil ki kimine göre baba ocağı
Kimine göre yar kucağı şu kürkçü dükkanı dediğin
Ve belki de her yolun sonundan sana dönmek
En güzel yanı şu gençliğin
Çünkü yok ki
Çok döndüm
Çok dolaştım yok
Ve ben de anladım
Aslı varken surete gerek yok


Son Sardunyalar”
Ah o yazlık sinemalar,
Kapı önü akşamları…
Saksıda son sardunyalar,
Avluda el yazmaları…
O pür telaş piyasalar,
İlk sevda, ilk gözyaşları…
Yolları hep gurbete bağlar,
Hep o “gönül” şarkıları…
Ah ne kahraman, ne cesur
Ne güzel çocuklardık
Her yeni günü ümitle
Nasıl kucaklardık
Ah kaldırımlar biliyor
Bi devir muhteşemdik
Güz güneşinden hüzünlü
İlkyazdan şendik
Hem utangaç, hem hevesli
Mektepli sevgililerdik
Pek kırılgan, pek acemi
Bir söyler bin gülerdik


"35 eksi 1"
Ben seni sevdiğimde
İstanbul’a gün doğmamıştı
Balıkçılar ağ atmamış
Şairler henüz yatmamıştı
Neler yaşadık önce
Ben seni ne çok sevdim
Bir İstanbul Ekspresinden
Halliceydi kalbim
Ve bir yemini körelttim şimdi
Yerine bir umudu biledim
Ve bir İstanbul Ekspresinden
Halliceydi kalbim
Üstelik bilmiyordum Beşiktaş’tan
Beyoğlu’na kaç saatte inilir
Aşk nerdedir bu şehirde
Hangi sokakta gezinir
Dedim ya ben seni sevdiğimde
İstanbul’a gün doğmamıştı
Gün doğmadan neler doğar
Bunu gönlüm de ummamıştı
Uçakları hiç sevmem
Trenden de vazgeçtim
İzmir’den İstanbul’a
Tam bir saatte geçtim


“Havuz Problemi”
Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor artık
Delice esiyor kavak yelleri
Çocukluk elden yitip gidiyor artık
Çocukluk uzaklarda kaybolan bir gemi
Cesaret aşk kaygı derken
Bir sancı kapladı tüm gövdemi
Oysa biz daha dün hipotenüsü çözememiştik
Nerden çıktı bu havuz problemi


“filmin devamı”
Bir fincanın dibinde, yarım kalmış aşkımsın
Acı bir kahve gibi, uykumu kaçırmışsın
Gündüzüm gece oldu tüm düşlerim seninle
Sensizlikle son bulur her bir kabusum yine
Oysa kabus yalan, düş kısa ve hayat uzun sevgilim
Sende beni seversen yarım kalmaz hiç bi film


"Pembe yalanlar”
Bize söylenmiş ilk yalan
Adamı ebe eden bir oyunda
Fasulyeden oynayışımızdır…
Oysa bi bilsek ki bu daha ne ilk
Ne de son aldanışımızdır…
Sonra birden leylekler kardeşlerimizi
Kuşlar kabahatlerimizi dile getirir…
Soramayız bile “anne söyle”
“Söyle bu pembe yalanlar nedendir”
Büyüklerin bahanesi hep
Aklımızın ermeyişindendir
Ve bir gün bakarız ki
Zaten hayat koca bir oyun
Ne yaşımız ne aklımız ermekte
Ve her gün birileri yine
Her gün bir yerlerde birine
Pembe yalanlar söylemekte


“üçüncü tekil şahıs”
Davetiyeler, odalar
Ve localar iki kişilik
Ya tek gidersin bi koltukta
Ya biletler; iki kişilik
Ya tek kişiliktir bi yatak
Ya yalnız yatılmaz; iki kişilik
Ya tek taraflıdır bi aşk
O da severse; iki kişilik
Başka kaç kişiyi seversen sev
Bir sevda yalnız iki kişilik
Hele baş başa bi akşamda
Masalar hep iki kişilik
Peki sen kimsin dediler bana
Dedim üçüncü tekil kişilik
Peki dostluk var mı dünyada
Dedim dünya iki kişilik
Çocuktuk çoktuk oysa
Çok üzgünüm şimdilik


"2. ilk öpücük"
Kalbinin sağ yanından
İlk sola saptığında
Gizli bir yol var orda
Dikkat et göreceksin
Kimi hızlı gidermiş
Kimi yavaş bu yolda
Sen kimseye aldırmadan
Gönlünce ilerleyeceksin
Yolun son durağında
Kapatıp gözlerini
Güzel olan ne varsa
Hepsini dileyeceksin
Gözünü açtığında
Tüm bildiğini unutup
Belki hiç konuşmadan
Bir kez daha diyeceksin
Bir gün dönmek istersen
Bu yolun dönüşü yok
Her şeyi göze alıp
Akla göğüs gereceksin
Bütün yollar yürekten
Dudaktan kalbe bir yol yok
O an geldiğinde
Bunu sende göreceksin
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Kavak yellerinden alıntı sözler....
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Standart :: (¯`•._.•[ HERŞEY]•._.•´¯) :: Aşk Ve Sevgi-
Buraya geçin: